Samsung Galaxy S6 ve S6 edge İncelemesi

Uzun zamandır Android ekosisteminin hakimi konumunda bulunan Samsung’un her çeyrek mali yılın bitiminde açıkladığı finans raporlarına baktığımızda, akıllı telefon satışlarının eskisi gibi parlak olmadığını görüyorduk. Bir ivme kaybı söz konusuydu ve 2015’in başında çıkacak yeni Galaxy S amiral gemisi bu gidişin tekrar tersine döndürülmesinde büyük önem taşıyacaktı. Bunun farkında olan Samsung, Mobil Dünya Kongresi’nde yepyeni bir anlayışla geliştirdiği bir değil, iki yeni akıllı telefonla karşımıza çıktı.

Samsung Galaxy S6 ve Galaxy S6 edge’in tanıtımının gerçekleştirildiği Unpacked etkinliğinde biz de vardık ve o zaman ilk izlenimlerimizi aktarmıştık. Ayrıca Mobil Dünya Kongresi sırasında da bu iki telefonu biraz daha detaylı şekilde inceleme fırsatı bulmuştuk. 10 Nisan itibarıyla Samsung Galaxy S6 ve S6 edge dünya ile aynı anda Türkiye’de de satışa sunuldu. Şimdi bu telefonları biraz daha detaylı şekilde inceleme zamanı. Galaxy S6 ve S6 edge ile ilgili merak ettikleriniz ve hangisinin daha fazla tercih edilebilir olduğu gibi detaylar için sizi yazının devamına bekliyoruz.

Samsung’un Galaxy S amiral gemisi telefonlarına baktığımızda bu telefonların her birinin teknik özellikler ve performans bakımından fazlasıyla doyurucu olduğunu, ancak tasarımın aynı oranda tatmin etmediğini görüyoruz. Bu yıl ise işler biraz farklı. Samsung teknik özellikler, performans ve işlevselliğin yanında tasarıma da odaklanmış ve bu durum Galaxy S6 gibi bir telefonu ortaya çıkarmış.

Geçen yılın ortalarında gördüğümüz Galaxy Alpha’dan itibaren Samsung’un çoğu ürününde metal daha fazla hakim olmaya başladı. Galaxy S6 ve kardeşi Galaxy S6 edge ile birlikte işlerin biraz daha öteye taşındığını görüyoruz. Yuvarlatılmış köşeler, ince işçilikten geçirilmiş metal kenarlar, ön ve arkayı kaplayan Gorilla Glass 4 camlar ile Samsung Galaxy S6 şimdiye kadar yapılmış en çekici ve güzel Galaxy S telefonu. Ayrıca tasarımıyla iPhone 6 ve iPhone 6 Plus ile rahatlıkla rekabet edebilir düzeyde.

SAMSUNG GALAXY S6’YA ALT KENARINDAN BAKTIĞINIZDA ONU BİR IPHONE 6 İLE KARIŞTIRMANIZ MUHTEMEL.

Galaxy S6’nın sadece 6.8 mm. kalınlığa sahip olan kenar profili metal çerçeveyle kaplı durumda. Bu çerçevenin alt kenarında microUSB portunu, 3.5 mm. kulaklık jakını, mikrofonu ve hoparlör ızgarasını görüyoruz. Alttan baktığınızda Samsung Galaxy S6’nın iPhone 6’ya epey benzediğini ister istemez düşüneceksiniz. Ses ve güç tuşlarını her zaman oldukları yerlerde görüyoruz ve bu metal tuşlar da rahatlıkla kullanılıyor. Sağdaki güç butonunun hemen altında yer alan nanoSIM kart tepsisi kutudan çıkan cisim yardımıyla yerinde çıkarılıyor. Üst kenarda da kızıl ötesi portu ve ikinci mikrofonu görüyoruz.

GORILLA GLASS 4 CAMLAR DÜŞMELERİN OLUŞTURABİLECEĞİ ÇATLAMALARA KARŞI DAYANIKLI. EKRAN KORUYUCU JELATİN KULLANMANIZA GEREK YOK.

Belirttiğimiz gibi Galaxy S6’nın önü ve arkası Gorilla Glass 4 camla kaplı. En son nesil Gorilla camının düşmelerin oluşturabileceği çatlamalara karşı da dayanıklı olduğu belirtiliyor. Daha önceki Gorilla camlarını bildiğimizden bunun çok da yanlış olmadığını düşünüyoruz. Metal çerçevenin camla buluştuğu hatlar neredeyse sıfır boşluğa sahip. Galaxy S6’nın metal çerçevesini çizilmelere ve darbelere karşı korumak için kılıf tercih edebilirsiniz, ancak camlar ekstra korumaya ihtiyaç duymaz gibi görünüyor.

Galaxy S6’nın 5.1 inç ekranının etrafını çeviren alan oldukça dar tutulmuş. Bu da telefonu rahatlıkla kavramayı ve kullanmayı sağlıyor. Sağ ve sol kenarlardaki hafif kavisli yapı da ergonomiye olumlu katkıda bulunuyor. Galaxy S6’nın bir Samsung Galaxy telefonu olduğunu gösterecek klasik unsurlar var olmayı sürdürüyor. Örneğin ekranın altında yine ana ekran butonunu ve bunun iki yanına yerleştirilmiş çoklu görev ve geri tuşlarını görüyoruz. Ana ekran tuşu Galaxy S5’teki gibi parmak izi okuyucusu barındırıyor, ancak geçen yılın aksine iPhone’un Touch ID’sindeki gibi bir kullanım sağlıyor. Ayarlar uygulaması içinden parmak izinizi ekleyebilirsiniz. Ekleme işlemi tıpkı iPhone’dakine benziyor, parmağınızı ana ekran tuşuna birkaç kez dokundurup çekerek ekrandaki parmak izi işaretinin içini doldurmanız gerekiyor, bu işlem birkaç saniye içinde tamamlanıyor. Telefonu tek elle kullanırken bile parmak izi okuyucusuyla ekran kilidini kolaylıkla açabilir veya PayPal gibi servislerde kimlik doğrulamasını yapabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir